11 Haziran 2010

Before The World Cup

Favorim Arjantin
Plase Uruguay

AYDIN'lık Günler


Amatör branşlardaki başarıların üzerine gelen müthiş haber. Amaç gerçekten final-four ise bunun için daha iyisi olmazdı. Aydın Örs ile birlikte tekrar o tribünler dolacaktır. Final serisinde takımı çok iyi yöneten Ertuğrul Erdoğan ile de yola devam edilmesi yönetimin yaptığı bir diğer güzel iş. Basketbolda da aydınlık günler bizleri bekliyor.

5 Haziran 2010

Benim Favorilerim

Sylvie
Abbey
Dünya Kupası başlayınca maçların durduğu anlarda kameralar genellikle futbolcuların eşlerini ve sevgililerini gösterecek. Euro 2008 de bunu sıkça yaşamıştık. Dünya kupasına çok az bir zaman kala bende kendi favori futbolcu sevgililerimi paylaşmak istedim. Benim favorilerim Ingiliz golcü Peter Crouch'un sevgilisi Abbey Clancy ve Hollandalı Rafael van der Vaart'ın eşi Sylvie. Dünya kupasında zaten karşımıza çıkartır kameralar bu güzelleri.



3 Haziran 2010

Şampiyon Fenerbahçe Ülker


Futbol takımının kaçan şampiyonluğu üzerimize çöktü belki ama aslında bu noktada çok önemli bir şeyi atlıyoruz. Basketbol, voleybol ve diğer branşlarda kazanılan şampiyonluklarla belkide dünyada bir ilk yarattık. Dün gece taraftarla bütünleşen, sahada oynayan ve kenarda hiç oturmayan oyuncular işte Fenerbahçe taraftarının görmek istediği gerçek Fenerbahçe. O müthiş atmosferle birlikte çok iyi başladık maça. Daha ilk periyotta bitirdik esasında işi. Ömer ve Mirsad'da görmeye alışık olduğumuz o hırs, o mücadele bütün takıma yansımıştı. Semih çok iyi oynadı. Kinsey sanki 40 yıllık Fenerli gibi yerdeki bütün toplara atladı. Vidmar bütün final serisi boyunca taraflarlara ne olmuş bu adama yahu dedirtti. Ukiç savunmada iyi işler yaptı. Emir, Oğuz, Mrsiç, Greer bütün takım müthişti. Ama en önemli isim hiç şüphesiz Tanjeviç'in yokluğunda takımı yöneten Ertuğrul Erdoğan'dı. Gerçekten son derece soğukkanlı ama bir o kadar da maçı yaşayarak bütün bir final serisini idare etti. Tanjeviç gibi her oyuncuyu 5-10 dakika ortalamalarla oynatmadı. Süre verdi. Kime ihtiyacı varsa onu kullandı. Fakat en çok alkış alan hareketi hiç bunları yapmamış gibi maçtan sonra yaptığı mütevazı hareketlerdi. Seni yürekten kutluyoruz koç. Dün akşam kazanılan şampiyonluktan sonra son 4 senede kazanılan 3. şampiyonluk oldu bu Fenerbahçe için. Artık bu başarıların yanında avrupada da başarı gelmesi şart. Önümüzdeki senenin hedefi olarak final-four gösterildi. Tabi bunu başarmak için çok iyi bir kadro kurulmalı ve Tanjeviçle devam edilmemeli. Bu arada Ömer Aşık gibi bir oyuncuyu kaybettik bu sezon umarım önümüzdeki sezon iki taraf da hatasından döner ve yola devam edilir. Bu arada gazetelerde çıkan Oğuz Savaş ile yollar ayrılacak yerine Kaya Peker gelecek haberleri umarım doğru değildir. Şu takımda kimi görmek istemezsiniz diye bir anket yapılsa oyuncu olarak Kaya Peker koç olarakta Ergin Ataman benim ilk sıralarımda olur. İşallah yönetimde böyle bir hata yapmaz. Son olarak söylemek istiyorum seneye en az final 8 şart ama kesinlikle iyi bir kadro ile.



2 Haziran 2010

World Cup Fans T-Shirt


Hollanda Futbol Federasyonu 2010 Dünya kupası öncesi taraftarlar için t-shirtler tasarlamış. Bence fikir harika çok yaratıcı olmuş.

Harry Kewell // GQ




Yine Soderling


Geçen sene Roland Garros'da Nadal'ı eleyip Federer'in hiç kazanamadığı Fransa Açık'ta Federer'in önünü açan ve finalde kaybeden İsveçli tenisçi Soderling geçen sene yaptığı büyük sürprizin aynısını tekrarladı. Üstelik bu defada bir numaralı seri başı olan birini eleyerek. Kolay değil Roger Federer tam 23 Grand Slam'de en az yarı final oynamıştı. Bu sefer çeyrek finalde elenmiş oldu. Bakalım Soderling geçen sene kazanamadığı Roland Garros'da bu sene nasıl bir derece elde edecek.

28 Mayıs 2010

Yine Olmadı


Bir Avrupa Futbol Şampiyonası organizasyonuna daha el sallıyoruz. Bu sefer çok yaklaşmıştık ama 1 oy farkla da olsa yine olmadı. Sunumumuz gayet başarılıydı bence bu sefer olur dedim ama yine düzenleyemiyoruz.Fransa'nın tekrar kazanmasıda bıkkınlık getirdi artık. Umarım devlet 2016'yı düzenleyecekmişiz gibi ulaşım ve stad projelerini tamamlar.

10 Mayıs 2010

Bu Dünyayı Yakarız Şampiyonluk Gelince


Şampiyonluk kesin bizim demiyorum ama Denizli maçının da bi daha tekrarlanacağını zannetmiyorum. Galibiyetten bahsetmiyorum çünkü haftaiçinde yine çamur atacak bişiler bulurlar diye. Ümit Özat'a adam değilmişsin demiyorum tabiki galip gelmek için elinden gelen herşeyi yapacaksın ama kırgın olduğun birkaç yönetici için yıllardır ekmek yediğin kulübe karşı yaptıkların ayıp hatta ayıbında ötesinde. Ve son olarak ittifak oluşturmuş diğer takımlara hiçbirşey demiyorum çünkü denilmesi gerekeni C.Baroni golden sonra dedi ''siz ağlamaya devam edin''.

6 Mayıs 2010

Anlam Devam Ediyor


Türkiye Kupasının son yıllardaki en büyük anlamı Fenerahçe'nin 27 senedir alamıyor olmasıydı. Neticesinde bu anlam bozulmadı ve gelecek sezonlarda da Türkiye Kupasını kimin kazanacağından çok Fenerbahçe'nin kazanamamasının anlamı olacak bu kupa. Dünkü maçtan sonra yine çok üzülmedim. Çünkü daha kupa görmemiş bir insan olarak bir özlem duymuyorum.

Maça gelecek olursak Trabzonspor çok iyi oynadı ve haklı bir şekilde kazandı. Volkan ve Lugano'nun çabalarına rağmen birçok gol pozisyonu buldular. Fenerbahçe'de bir çok oyuncu vasat ile oynamadı. Tek olumlu diyebileceğimiz şey ise Alex'in müthiş golüydü. Her Fenerbahçelinin avuntusu gibi en azından kupanın kaybedilmesi ders olurda son iki maçı kazanıp şampiyon oluruz. Yoksa sene sonunda yine kupasız bir sezon geçirmiş olucağız. Ama ligde ki son haftalardaki performans devam ederse 2'de 2 yaparız.

Son olarakda Urfa'da gerçekleşen bu organizasyonda oluşan atmosfer, halkın ilgisi ve iki takımın maç öncesi ve sonrası fair play davranışları hakikaten çok güzeldi. Umarız bu öyle devam eder.




30 Nisan 2010

Elden Kaçan Balık Büyük Olursa?


Elbetteki hiç kimse Fenerbahçe'den büyük değildir. Elbetteki o çubuklu forma kutsaldır. Ne Tuncaylar, ne Aureliolar, ne Semihler, ne Ömerler ve de ne Aziz Yıldırımlar Fenerbahçe'den büyük değildir. Ama yıllarca bu kulübe hizmet etmiş sporcularla da ayrılırken bile karşılıklı sevgi ve saygı çerçevesin de yolları ayırmak gerekir. Taraftar da bunu hissetmelidir. Tuncay'ın Aurelio'nun bonservissiz gitmeleri tabiki bizleri üzmüştür. Mirsad'ın lig bitmeden Efes'e imza atması tabiki bizleri üzmüştür hatta Semih'in ve son olarak Ömer Aşık'ın kulübe ihtar çekmeleri tabiki üzmüştür ama bu durumlar taraftara yansıtılmadan sessizce çözülmelidir. Nasıl yönetimin doğru ve yanlış hareketleri oluyorsa sporcularında zaman zaman olması normaldir. Sene başında Mirsad Efes'e imza atmasına rağmen sözleşmesini uzatıyorsun sonra da haftalarca oynatmıyorsun. Sonra kim zarar görüyor tabiki takım. Euroleague'den erkenden eleniyorsun. Hem de 2010'da final four beklediğin euroleague'den. Sonra noluyor? Yabancılar oynamadan milyonlarca euro alıyor (helal olsun kimsenin parasında gözümüz yok) Semih'in kontratını kafana göre uzatıyorsun, Semih'te kulübe ihtar çekince nasılsa bizim çocuk hallederiz mantığıyla davranıyorsun. Ceza olarak maçlarda oynatmıyorsun. Sonuç? Yine olan takıma oluyor. Son olarak ta Ömer Aşık parasını alamadığı için ihtar çekmiş kulübe ve onuda basketbol takımının en fazla ihtiyaç duyduğu adamı kadro dışı bırakıyosun. İşin acı tarafı NBA'e gitmesin diye sene başında yaptığın kontratı geçersiz diyerek yok sayıyorsun. Yönetim bu konularda bence çok yanlış daavranıyor. Kendi içinde çözebileceği ufak meseleleri daha sonra içinden çıkılamayacak hale sokuyor. O Ömer Aşık ki takımın en yararlı oyuncusu, sene sonunda Galatasaray'ın ilk hedefi haline geldi. Sonra da basketbol salonları neden dolmuyor diye konuşuyoruz. Sene başı elden giden Enes Kanter'in McDonald's All-American'da neler yaptığını hepimiz biliyoruz. Artık bu konularda daha dikkatli davranılması gerekiyor. Yönetimin her alanda Fenerbahçe Acıbadem gibi kadrolar kurması, taraftarında her branşta tribünleri doldurması gerekiyor. Elbette ki kimse Fenerbahçe formasından büyük değil ama sonra da elden kaçan balığın büyük olduğu farkedilince insan üzülmeden edemiyor.

23 Nisan 2010

Yönetimden Bilet Jesti


Bu sene başında çok kızdık bilet 55 lira olur mu diye.. Yönetim aldırış etmedi kombine al o zaman dedi. Baktı öyle olmayacak önce 44 daha sonra 22 lira yaptı biletleri. Ama son hamlesi gerçekten güzel bir jest oldu. 120 liralık kasımpaşa biletlerini satın alıp taraftara 50 ve 80 TL'ye satıcak. Daha az olabilirmiydi? Belki ama bu da iyidir. Şampiyonluğa giden yolda taraftara olan ihtiyaç yadsınamaz. Teşekkürler..

19 Nisan 2010

Esas Derbi Kasımpaşa


Dün geceki maçla birlikte ligde Beşiktaş ve Galatasaray'a karşı oynanan son 21 maçta sadece 2 mağlubiyeti var Fenerbahçe'nin. Fenerbahçe'nin zaten şampiyonluktan kopmasının nedenleri hiç bir zaman derbi maçlarındaki puan kayıpları olmamıştır. Kazanamadığı ve tonlarca puan kaybettiği anadolu takımları maçları olmuştur. İşte bu yüzden Fenerbahçe için esas derbi haftaya oynayacağı Kasımpaşa maçı derbi niteliğindedir.

Maça gelecek olursak eğer Beşiktaş'ın sekiz defansif oyuncuyla oynaması zaten nasıl bir oyun planladıklarını gösteriyordu. Ama büyük kaptan Alex öyle bir gol attı ki herşeyi alt üst etti. Santradan sonra topu korner bayrağının yakınında taça gönderip önde baskı sağlatması beraberinde golü getirdi. İlk yarı oyunu Fenerbahçe domine etti. Güiza ve Alex'in kaçırdığı iki tane yüzde yüzlük gol var ki Güiza'ya zaten bişi demiyoruz da artık Alex sen nasıl kaçırırsın onu. Ama yine de varlığın yeter canın sağolsun.

İkinci yarıda Beşiktaş baskıyı kurdu. Ama göstermelik bir baskıydı penaltı pozisyonları dışında net pozisyonları yok. Hakem hakikaten rezil bir maç yönetti. Bir kere Lugano'nun eli kesin penaltı. Kırmızı kartların hepsi haksız, Volkan ve Selçuk'a gösterdiği kartlar öyle zaten yardımcısı tam bir skandal. Maçın ağırlığını kesinlikle kaldıramadı.

Yalnız şu da bir gerçek ki rakip ne kadar kötü oynarsada oynasın Fenerbahçe ikinci golü atmadıkça taraftara rahat yok. Bakalım işte çat bir penaltı yürekler ağızda. Volkan'ın penaltıyı çıkarması belki de şampiyonluğun anahtarı.

Gelelim diğer bir skandala. Fabio Bilica'ya yani. Bilica kesinlikle ve kesinlikle Fenerbahçe'nin futbolcusu değildir ve olamazda zaten. Sezon biter bitmez gönderilecek ilk isim olmalı. Burdan tüm Fenerbahçe taraftarlarına, bloglarına ''Bilica Fenerbahçe'den gitsin'' kampanyasının başlatılmasını rica ediyorum. Herkes Lugano'yu çirkef falan zanneder ama Bilica'nın yanında bir melek. Bir insan bu kadar terbiyesiz, bu kadar takımına zarar veren kişilikte olamaz ya olmamalı. Bir tek dünkü maçta değil sezonun tamamında öyle. Rakibi her itiş kakışın içinde o, İ.Toraman'ın saçını çeken o, penaltı noktasını deşen o, penaltıyı yapan o. Yeter artık Bilica bi an önce git şu takımdan artık.

Ve son sözler tabiki taraftara. Muhteşem bir taraftar vardı dün sahnede. Maçın başından sonuna kadar hiç susmayan, hep destek tam destek gösteren bir taraftar. Bütün bir hafta başta papazın çayırı olmak üzere başlatılan 'Melekleri alkışlayalım' kampanyası da erkek takımınında şampiyonluğuyla birlikte muhteşem görüntülere sahne oldu ve onlarda hakettikleri alkışları Saraçoğlu'nun çimlerinde bir kez daha aldılar.



15 Nisan 2010

Yok Artık Fener


Dün İspanyol As gazetesi öyle bir haber duyurdu ki heyecanlanmamak içten bile değil. WNBA'in en iyi oyuncusu bir nevi bayan basketbolunun Kobe'si Diana Taurasi'nin önümüzdeki sezon için Fenerbahçe ile anlaştığını duyurdu. Ne kadar doğru bilemem ama kariyerinde her alanda şampiyonluklar bulunan Taurasi'nin Fenerbahçe'ye gelmesi demek avrupada şampiyonluk demektir. Son yıllarda Fenerbahçe WNBA şampiyonu Phoneix Mercury'nin en önemli üç yıldızı olan Cappie Pondexter ve Penny Taylor'dan sonra Diana Taurasi'yi de alırsa çok büyük bir iş başarmış olur. Taurasi bu yıl yine Spartak Moskova'yı Euroleague şampiyonluğuna taşıdı. Rusların zaten bu işe ne kadar paralar harcadıkları biliniyor ama Taurasi'nin gelmesi halinde 1 milyon dolar alacağını yazmış AS gazetesi. Zaten başka türlü getirmek çok zor. Öyle gözüküyor ki bayan voleybol takımının şampiyonlar liginde final oynaması Aziz başkanı şevke getirmiş. Seneye bayanlarda hem voleybolda hem de basketbolda avrupa şampiyonluğu gelirse kimse şaşırmasın.

Türkiye Kupası


Her ne kadar bu sene kızlar bize 5 setlik maç izletmedilerse de son dönemlerde 5 setlik maçların artması bizim heyecan katsayımızın artmasına neden oldu. İlk maçta 2-0'dan maç verince nazar boncuğu olsun dedik ama dün de rakip geriden gelince noluyoruz demedik değil yani. Neyse ki bu sefer son seti alıp maçı altın sete taşıdı sarı melekler ve altın sette taraftarın da müthiş desteğiyle seti domine ederek Türkiye kupasını müzemize getirdiler. Bu kızlar zaten tüm övgüleri hakediyorlar. Bütün Fenerbahçe taraftarının arzuladığı mücadeleyi sahaya yansıtıyorlar. Bayan voleybolda Türkiye kupasını ilk kez almışız. Türkiye kupasında her branşta bir sorunumuz var anlaşılan. Neyse zevkli geçen maçın ardından Sarı Meleklere ellerinize sağlık diyelim ve darısı futbol takımının başına olmasını dileyelim..

9 Nisan 2010

Haftasonu İzlenilir Maçlar


10 Nisan Cumartesi

19:00 Aston Villa - Chelsea (Spormax)
19:00 Beşiktaş - Trabzon (LİG TV)
19:30 B.Leverkusen - B.Münih (TRT)
21:45 Fiorentina - Inter (NTV Spor)
23:00 Real Madrid - Barcelona (NTV)

11 Nisan Pazar

13:30 PSV - Feyenoord (Futbol Smart)
15:00 Gençlerbirliği - Bursaspor (LİG TV)
15:30 Blackburn - Man. UTD (Spormax)
17:00 Liverpool - Fulham (Spormax)
18:00 Lyon - Lille (Kanal A)
19:00 Galatasaray - Diyarbakır (LİG TV)

Messi vs. CR9


''El Clasico öncesi herkes ikimizden bahsediyor ama bu maç kişisel bir maç değil'' C.Ronaldo


Kusura bakma Ronaldo'cuk ama şu anda kimse senden bahsetmiyor. Dünyanın konuştuğu tek bir isim var ki onu da söylemeye gerek yok heralde..

7 Nisan 2010

Barcelona 4-1 Arsenal


Söylenecek tek bir şey var ki onu da Ertem Şener zamanında söyledi zaten.


'' Lionel MESSI bu çocuk neyin nessi..''

5 Nisan 2010

Gönüllerin Şampiyonu


Final Four'un ilk ayağında Cannes maçında yaşadığımız heyecan ve stres sonrası bu maçta daha sakin olacağımız şüphesizdi. Bergamo gerçekten iyi bir takım ama hep 2-0'dan sonra 3-2 alacağız maçı diye içimden geçirdim. Müthiş bir geri dönüş yaptık ama sonu gelmedi. Daha önce de bahsettiğim gibi bütün Fenerbahçe taraftarlarının bu sene izlemekten en fazla zevk aldığı takım Sarı Melekler. Belki finali kaybettik ama unutmayalım bu takımın daha ilk senesi. Yine de bize yaşattıkları bu heyecan ve gurur için hepsine tek tek teşekkürler. Yalnız final four'da en kötü kaldığımız pozisyon pasör mevkindeydi. Naz çok az süre aldı. Belki Naz oynasa daha fazla etkili olabilirdik. Çok fazla teknik taktik konuşmaya gerek yok zaten ama Acıbadem sponsorluğunda bu takım gelecek senelerde adından daha çok söz ettirecektir. Son sözüm de dün futbol maçında açılan pankart olsun ''Armanın Gururu SARI MELEKLER''


2 Nisan 2010

Şampiyonluk İstiyoruz



Bitmez tükenmez aşkımız
Kalbimizde yaşıyoruz
Haydi bastır FENERBAHÇE
Şampiyonluk İstiyoruz..

Şampiyonlar Ligi final four maçları öncesi Fenerbahçe Acıbadem Bayan Voleybol takımımıza yürekten başarılar diliyorum. 1 numaralı kupadaki ilk şampiyonluğumuz öncesi dualarımız sizinle..